İl Başkanı Av. Muhammet Kaçar'ın katılımıyla düzenlenen programda, hem depremde yaşamını yitiren vatandaşlar anıldı hem de Türkiye'nin deprem gerçeğine bir kez daha vurgu yapıldı.
Saadet Partisi tarafından yapılan açıklamada, depremlerin doğal bir gerçek olduğu ancak büyük yıkımların ve can kayıplarının ihmaller zincirinin sonucu olduğu ifade edildi.
"Deprem gerçek, yıkım tercihtir"
Açıklamada, afetlerin felakete dönüşmemesi için gerekli önlemlerin yıllardır alınmadığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Bugün burada 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı anmak ve deprem gerçeğine bir kez daha dikkat çekmek için toplandık. Deprem bu ülkenin bir gerçeğidir. Ancak yıkılan şehirler bir tercihtir. Depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirmek zorundayız. Ne yazık ki her büyük depremden sonra verilen sözler tutulmadı. Şehirlerimiz ranta, insanlarımız ihmale kurban edildi."
Açıklamada, 1999 Marmara Depremi'nden bu yana aynı söylemlerin tekrarlandığı ancak gerekli derslerin çıkarılmadığı vurgulandı.
"Sesimizi duyan var mı?"
Saadet Partisi'nin eyleminde "deprem düdüğü" sembolü öne çıktı. Kaçar, düdüğün enkaz altında kalanların sesini duyurabilmesi için hayati öneme sahip olduğunu hatırlatarak, şu sözlerle iktidara seslendi: "Bugün bu meydandan hepimizin vicdanını kanatan o soruyu bir kez daha soruyoruz: 'Sesimizi duyan var mı?' Elimizde tuttuğumuz bu düdük, bir deprem çantasının olmazsa olmazıdır. Biz bugün bu düdüğü enkaz altında değilken, enkazın arasında çanta aramak zorunda kalmadan çalıyoruz."
"Adalet enkaz altında"
Açıklamanın devamında, düdüğün yalnızca bir sembol değil aynı zamanda bir uyarı olduğu vurgulandı. Kaçar, deprem gerçeği karşısında liyakat, denetim ve planlamanın yetersizliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bugün çaldığımız bu düdük bir ikazdır. Eğer bugün bu ses duyulmazsa, yarın çok daha büyük acılar yaşanabilir. Düdük çalıyoruz; çünkü enkaz altında kalmak istemiyoruz. Düdük çalıyoruz; çünkü inşaat değil, insan yaşasın istiyoruz. Bugün adalet enkaz altında. Liyakat, planlama, denetim, tedbir ve vicdan enkaz altında."
"Rant değil, insan öncelensin"
Saadet Partisi, açıklamasında karar alıcılara çağrıda bulunarak deprem politikalarının kökten değiştirilmesi gerektiğini vurguladı:
"Rantın, betonun ve plansız yapılaşmanın hâkim olduğu anlayış yerine, yaşanabilir şehirler inşa eden bir anlayış istiyoruz. Bu milletin ne depremlere, ne yangınlara, ne de sellere verecek canı kalmamıştır. Her şey için çok geç olmadan sesimizi duyun, tedbirleri alın, denetimleri eksiksiz yapın. Rantı değil, insanı önceleyin."
Açıklama, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan dua ile sona ererken, programa katılanlar deprem düdüklerini çalarak iktidara ve kamuoyuna çağrıda bulundu.