Kazaz, "Güçlü Karadeniz, güçlü Türkiye demektir" mesajını verdi.
Kazaz, şehirler arası ekonomik etkileşimin önemine değinerek, Ankara-Eskişehir ve İstanbul-Kocaeli örneklerini paylaştı. "Ekonomik hareketlilik, turizm, yatırım ve lojistik tek bir ilin sınırları içinde kalmaz; çevre illere de yayılır. Güçlenen bir şehir, çevresini de büyütür. Bugün mesele hangi şehrin önde olduğu değil, Karadeniz'in bir bütün olarak nasıl güçleneceğidir" ifadelerini kullandı.
Trabzon'un tarih boyunca bir ticaret ve geçiş noktası olduğuna dikkat çeken Kazaz, bu birikimin kapsayıcı olma sorumluluğu getirdiğini belirtti: "Bir adım atarken birbirimizin hassasiyetlerini dikkate almak, fırsatları paylaşarak büyümek zorundayız. Birbirimizin ayağına basmadan, emeği zayıflatmadan hareket etmeliyiz."
Bölgesel kalkınmanın, popüler söylemler yerine veri ve analizle mümkün olacağını vurgulayan Kazaz, üç temel prensibi sıraladı:
Kıyaslamak değil, ortak strateji üretmek.
Tartışmak değil, planlamak.
Ayrışmak değil, güç birliği yapmak.
Kazaz, Karadeniz'in lojistik, turizm, enerji ve teknoloji alanlarında büyük fırsatlar barındırdığını hatırlatarak, bölgesel kalkınmanın ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkün olacağını sözlerine ekledi.