Oturum başına 700 TL olarak belirlenen sınav ücretinin, TYT, AYT ve YDT’ye girecek bir aday için toplamda 2 bin 800 TL’ye ulaştığını belirten İkinci, artışların eğitime erişimi zorlaştırdığını ifade etti. İkinci, merkezi sınav ücretlerindeki artışın eğitimin kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırdığını savundu.
Sadece YKS değil; MSÜ, ALES, YDS, KPSS ve YÖK-DİL gibi sınavlarda da benzer durumların yaşandığını dile getiren İkinci, “Parası olmayanın sınava dahi giremediği bir sistem oluşuyor. Bu durum özellikle dar gelirli aileler için fiili bir eleme mekanizması yaratıyor” dedi.
Ekonomik kriz koşullarında gençlerin geleceklerini belirleyecek sınavlara girebilmek için yüksek ücretler ödemek zorunda kaldığını belirten İkinci, bunun maddi olduğu kadar sosyal ve psikolojik bir baskı yarattığını söyledi. Gençlerin sınava başlarken kaybetme korkusuyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
İkinci, sorunun sembolik indirimlerle çözülemeyeceğini belirterek, eğitimin tüm aşamalarında kamusal sorumluluğun yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Ölçme ve yerleştirme süreçlerinin “kendi kendini finanse eden” bir işletme mantığıyla yürütülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Eğitim Sen olarak taleplerini yineleyen İkinci, tüm merkezi sınavların tamamen ücretsiz olması gerektiğini ve finansmanın genel bütçeden karşılanmasını istedi. “Eğitim bir ayrıcalık ya da satın alınabilir bir hizmet değil; herkes için eşit, parasız, bilimsel ve kamusal bir haktır” diyen İkinci, kamusal, bilimsel, laik ve parasız eğitimin toplumsal adaletin temel koşulu olduğunu kaydetti.