Metin, üniversitelerin siyasi çekişmelerin ve merkezi vesayetin etkisi altına girdiğini belirterek, bunun bilimsel özgürlük ve akademik üretime ciddi zarar verdiğini ifade etti.
Açıklamasında üniversitelerin temel varlık nedeninin toplumsal fayda üretmek, kalkınmaya katkı sağlamak ve bilimsel bilgiyi toplumla buluşturmak olduğunu vurgulayan Metin, “Ne yazık ki bugün üniversiteler bu işlevlerden uzaklaştırılmış, siyasi baskıların nesnesi hâline getirilmiştir. Akademisyenler üzerinde kurulan tahakküm, eleştirel düşünceyi ve bilimsel özgürlüğü zayıflatmaktadır” dedi.
“Plansız Üniversiteleşme, Niteliği Düşürdü”
Son yıllarda izlenen popülist yükseköğretim politikalarını da eleştiren Metin, kapasite ve ihtiyaçlar gözetilmeden ülke genelinde üniversiteler açıldığını belirtti. Bu plansız genişlemenin eğitimin niteliğini düşürdüğünü ifade eden Metin, üniversite diplomasının toplumsal ve ekonomik değerinin zayıfladığını söyledi.
Her yıl binlerce gencin üniversitelerden mezun olduğunu ancak yeterli istihdam alanı oluşturulmadığı için işsiz kaldığını dile getiren Metin, üniversite mezunu genç işsizliğinin Türkiye’nin en yakıcı sosyal sorunlarından biri hâline geldiğine dikkat çekti.
“Üniversiteler Siyasi Baskıdan Arındırılmalı”
Saadet Partisi olarak yükseköğretimi özgür, nitelikli ve toplumla bütünleşmiş bir yapıya kavuşturmayı temel hedef olarak gördüklerini belirten Metin, Saadet iktidarında üniversitelerin siyasi baskı ve vesayetten uzak, özerk ve demokratik bir idari yapıya kavuşacağını ifade etti.
Üniversite yönetimlerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık esaslarına göre yeniden yapılandırılacağını belirten Metin, akademisyenlerin, idari personelin ve öğrencilerin karar alma süreçlerine etkin biçimde katılımının sağlanacağını söyledi.
“Üniversiteler Bölgesel Kalkınmanın Lokomotifi Olmalı”
Metin, üniversitelerin bulundukları ilin ve bölgenin doğal ve beşerî envanterini çıkaran, yerel potansiyeli harekete geçiren projeler üretmeye teşvik edileceğini ifade ederek, “Üniversiteler sadece diploma veren kurumlar değil, bulundukları bölgenin kalkınmasında aktif rol üstlenen merkezler olmalıdır” dedi.
İş dünyası ile üniversiteler arasındaki iş birliğinin güçlendirileceğini belirten Metin, üniversitelerde üretilen bilginin istihdama ve üretime dönüşmesini sağlayacak mekanizmaların kurulacağını, teknoparkların daha etkin hâle getirileceğini ve farklı alanlarda bilgi bankaları oluşturulacağını kaydetti.
“Bölüm ve Kontenjanlar İhtiyaca Göre Belirlenecek”
Üniversite mezunlarının mezuniyet sonrasında iş hayatında hak ettikleri şekilde yer alabilmeleri için kapsamlı bir ihtiyaç planlaması yapılacağını vurgulayan Metin, üniversitelerde açılacak bölümler ve öğrenci kontenjanlarının ülkenin kalkınma hedefleri ve iş gücü ihtiyacı doğrultusunda belirleneceğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda Metin, “Bizler inanıyoruz ki üniversiteler özgür olmadıkça bilim gelişmez; bilim gelişmedikçe de kalkınma mümkün olmaz. Saadet iktidarında üniversiteler, özgürce düşünen, üreten ve topluma yön veren kurumlar hâline gelecektir” diyerek kamuoyuna çağrıda bulundu.